OKULA UYUM PROGRAMLARI

OKULA UYUM PROGRAMLARI
Yaz tatilinde aile ile bol bol vakit geçirmek , gezmek , yüzmek, eğlenmek, geç uyanmak gibi şahane aktivitelerden sonra okullar açılır ve sorunlar başlar. Kimi çocukta adaptasyon süreci kısa sürede oluşur. Ama bazı çocuklarımızın için okula uyum süreci aileler ve öğretmenler için kabusa dönüşür.

Çocuk okula gitmek istemez. Okula gidince de sınıfta durmak istemez. Kurallara uymaz. Sınıf düzenini bozar.
Peki bu süreçte neler yapılmalıdır?

Öncelikle sorun tespit edilmelidir. Okula uyum sürecinde problemin kaynağı bulunmalıdır. Bu süreçte aile, öğretmen, idareci ve rehberlik birimi iyi bir işbirliği ve iletişim içinde olmalıdır. Bilgi akışı olmalıdır. Normal şartlarda sınıf içinde en geç iki ya da üç haftaya kadar çocuk uyum sağlamış olmalıdır. Eğer bu süreç geçmesine rağmen hala problem yaşanıyorsa mutlaka okul dışından bir danışmanlık alınması gerekmektedir.

Süreç şöyle gelişmektedir.

Öncelikle zor geçen ilk haftalardan sonra öğretmen durumu okulun rehberlik servisine bildirir. Rehber öğretmenin yaptığı çalışmalardan sonra rehberlik birimi , idare ve aile bir araya gelir. Sorun hala çözülmemiş ise çocuk Rehberlik Araştırma Merkezine yönlendirilir. Rehberlik Araştırma Merkezinde çalışan uzmanların değerlendirmeleri sonucunda öğrenciye bir rapor hazırlanır. Eğitim sürecinin nasıl olması gerektiği ile ilgili bir yol haritası oluşturulur.
İşte bu aşamalardan sonra çocuk için bireysel çalışmalar, özel eğitimler gerekebilir.

Okula uyum problemi yaşayan bir çocuk için çocuğa yönelik hazırlanacak olan uyum programı bireysel ve düzenli uygulanıyor olması bu sorunun azalmasında faydalı olacaktır.

Özel Çocuk Gelişim Akademisi olarak bu yönde danışmanlık ve destek almak isteyen çocuklarımıza kişiye özel bir program hazırlıyoruz.

Öncelikle çocuğun öğrenme ilişkisini belirlemeye çalışıyoruz.

Kimi çocuk işitsel, kimi görsel , kimi ise dokunsal öğrenme ilkeleri ile bilgiyi alabilmektedir.
Çocuğun öğrenme stilini bilmek ve ona göre bir program hazırlamak, öğrenme potansiyelinin artmasına, ona göre yaklaşmak da başarıyı ve okula uyumu sağlayacaktır.

Her çocuk farklı öğrenir. Kişilik özellikleri, öğrenme biçimi, ilgiler, fiziksel ve sosyal çevre ve hatta psikolojik nedenler dikkate alınarak planlama yapılmalıdır.

Bir hedef ve planlama yapılmalıdır. Hedefler ile etkinlikler birbirini desteklemelidir.
Programlar hazırlanırken çocuğun seviyesine ve ilgisine yönelik olmalıdır. Bu nedenle yapılacak etkinlikler çocuğun çevresinden ve çocuğa ait ait nesneler ve olaylar ile hazırlanmalıdır.

Görseller öğrenmeye yatkın çocuklar genellikle düzenlidirler. Düz anlatım metotlarından yeterince anlamazlar. Resim, şema, grafik ..vb gibi görsel malzemelerle daha kolay öğrenirler. Bir şey hatırlamak istediklerinde gözlerinde canlandırarak hatırlamak isterler.

İşitseller öğrenmeye yatkın çocuklar sese ve müziğe karşı ilgi duyarlar. Karşılıklı konuşmayı, sohbet etmeyi severler. Genellikle akıcı ve güzel konuşurlar. Duydukları şeyi daha iyi anlarlar. Dinlemeyi tercih ederler. Hatırlamak istediklerini birisi kendisine anlatıyormuş gibi canlandırırlar.

Dokunsallar öğrenmeye yatkın çocuklar ise çok hareketli olurlar. Masa başında uzun süre oturamazlar. Görsel, işitsel materyaller onlar için yeterli olmaz. Mutlaka dokunarak, yaparak, yaşayarak, uygulayarak ve oynayarak öğrenirler.

Öğrenme yöntemine göre hazırlanan programlar ile çocuğun okula , derslere ve sınıfa ilgisi zamanla artacak ve uyum sağlamaya başlayacaktır.


Sevgilerimle
Yeşim ETİ

© 2020, Özel Çocuk Gelişim Akademisi. Tüm Hakları Saklıdır.

web tasarım antalya